
Firefox tavsiyeleri yayından kaldırıldı.
 Google Türkiye blogunda 25 Temmuz tarihli Kamil Bey’in yazmış olduÄŸu son uyarı yazısından sonra bugün uzun zamandır yayında olan Firefox tavsiye reklamları yayından kaldırıldı.
[...] Yazıyı okumaya devam edin… »
Haykooo…
Hayko Çepkin’in bir gözünün nasıl olduğunu bilirsiniz… İşte Bobiler’de buna espri katmış…

zükümberk’imin kenarı türkçe de öğrenmiÅŸ
Lan blog duymun mu olum ? Feysbuk’un kurucusu Mark zükümberk varya hani ÅŸu (Mark Zuckerberg) adam 1 ayda türkçe öğrenmiÅŸ ÅŸakar ÅŸakır konuÅŸuyor valla, daha doÄŸrusu yazıyor.. Birde Türkçe’yi türkçe karakter sorunu yaÅŸamadan yazmak için kendisine Türkiye’den Q türkçe bir klavyeli bir laptop almış… Sanki biran içinde “-Hadii Leeeen !” dediÄŸini duyar gibi oldum. Ama ben ciddiyim.. Bekle ve gör. Olum bak adamın tipiyle dalga geçiyorduk ama zükümberk’imin kenarı türkçeyi çat pat deÄŸil 1 ayda pat çut ÅŸakır ÅŸukur çözmüş.. Şşşş birde mail atıyor.. Galiba türk arkadaÅŸlar edinmiÅŸ
Benim adresimi daha bulamamış yada tipimi beÄŸenmemiÅŸ bilinmez ki bana henüz tarafından mail gelmedi. Neyse iÅŸte yukarıda bahsettiÄŸim gibi zükümberk bi kaç kiÅŸiye mail atmış o ÅŸahane Türkçe’si ile bak hele bak neler döktürmüş zükümberk’imin kenarı… [...] Yazıyı okumaya devam edin… »
Sen,ben ol artık…
Dinliyor fakat duymuyorsun…Herkesin bildiğini bilmek istemiyorsun.Ne söylesem,sana söylemediğim için görmüyorsun.Artık zaman bile yetmiyor yaşadığımı sanmaya…
Benim düşündüklerimi değil, bana söylediklerini tekrar söyle.Unutuyormuş gibi yapma sözlerini,yapamıyorsun. Artık susamıyorum da… Duramıyorum da… Konuşamıyorum da… Geldiğini unutma ! Verdiğin sözleri… Ettiğin yeminleri unutma.
Bitti , sözüm kalmadı sana..
Ramazan İmsakiyecisi Geldi.
Evet arkadaşlar, Mübarek aylardan Ramazan ayına çok az bir süre kaldı.
BildiÄŸiniz gibi orucumuzu tutup, iftar vaktini beklemekteyiz.
İftar vakitlerini takip edebileceğiniz imsakiye sitesi yayına girmiştir.
Hayırlı Ramazanlar, Nice Mutlu İftarlar Dilerim
Lipton’un yeni meyve suyu
İlerleyen zamanlarda sizlere bahsedeceğim hayırlı haberlerim olacak ama öncesinde bu komik başlığı açıp birazda sizlerin gülmesini istedim, hayırlı bir ise tanıklık etmek için memleketten teeeeee buralara kadar gelen teyze oğlu ile geçtiğimiz cumartesi buraya yakınlardaki bir kafaye gittik
Kafe ortamı güzel böyle park tarzında yeÅŸillikler Armut çayır çimen karı-kız falan diyeceÄŸimi sanıyorsun ama….
neyse uzatmayalım sende gel senide götüreyim.. Kafenin adını deşifre etmek istemiyorum ama malesef aşağıdaki resimlerde kafe adı açıkca yazıyor valla hiç sansürleyemem kusura bakma bilader
Neyse, vaktimizde kısıtlıydı hani. Dedik sağlıklı şeyler içelim, mesela meyve suyu tarzında sağlıkla içebileceğimiz güzel birşeyler olsun.. neyse teyzeoğlu Fanta aldı
bende dedim ice tea şeftalı alayım (zaten abone olduk valla ice şeftalı kolik oldum.)
Neyse biraz bekledik geldi içeceklerimiz, sohbet muhabbet gırgır ÅŸamata hepsi bizim masadaydı… Sonra bir ara ÅŸu hesap pusulasına bir bakayım dedim… ve gülmekten yerlere yatıyordum..
kuzen ÅŸaşırdı tabi noldu olum neden gülüyorsun dedi ? Alda bak dedim… ilk o da anlamadı… ama herÅŸey ortada…
Eski telefonlarınız artık çöpe atmayın, Nokia’ya verin.
Cep telefonu kullanıcılarının hızla artmasıyla birlikte kulanılmayan telefonların çok az bir kısmı geri dönüştürülerek tekrar kullanılıyor. Nokia’nın yaptığı bir araÅŸtırmaya göre günümüzde kullanılan cep telefonlarının sadece %3′lük bir kısmının geri dönüştürüldüğü saptanmış. Dünya üzerinde 1 milyara yaklaÅŸan cep telefonu adedini düşünürsek bu rakam hiç de yeterli bir rakam olarak gözükmüyor.
Geri dönüştürme işleminde %65 ile %85lik bir kısmının tekrar kullanımının sağlanabileceğini düşünürsek mali açıdan da büyük bir kayıp olduğunu görebiliriz.
İşte bu verilere dayanarak Nokia 85 ülkede gönüllü geri dönüşüm projesini başlattı. Eğer çekmecelerinizde kullanmadığınız telefonlarınız varsa Arkadaşlar şu adresten size en yakın destek noktasını bulabilirsiniz
Adres Burada:Nokia Türkiye - Destek Noktaları
Herkese İyi Günler
Hayat ile kısa bir söyleşi
Hayat ile röportaj yaptığımı gördüm rüyamda.
“Benimle röportaj mı yapmak istiyorsun?” diye sordu Hayat.
“Zamanın var mı?” diye sordum.
Gülümsedi.
“Benim zamanım Sonsuzluk” dedi Hayat. “Ne sorular var yüreÄŸinde?”
“İnsanlarla ilgili en çok neye ÅŸaşıyorsun?” diye sordum.
Hayat yanıt verdi.
“Çocukluktan sıkılıp büyümek için acele ediyorlar, sonra yine çocuk olmanın özlemini duyuyorlar. Para kazanmak için saÄŸlıklarını kaybediyorlar, sonra saÄŸlıklarını kazanmak için paralarını kaybediyorlar. Gelecekle ilgili ediÅŸelenmekten ÅŸimdiyi unutuyorlar. Sonra da ne ÅŸimdiyi ne geleceÄŸi yaÅŸayabiliyorlar. Deneyim iyi bir öğretmendir diyorlar ama deneyimin faturasını ödemek istemiyorlar. Hayatlarını kazanmak için eÄŸitim alıyorlar ama yaÅŸam ustası olmayı bilmiyorlar. Bu nedenle de, hiç ölmeyecekmiÅŸ gibi yaşıyorlar, hiç yaÅŸamamış gibi ölüyorlar.”
Hayat elimi tuttu. Bir süre sessiz kaldık.Derin bir nefes aldım. Ona, insanların neleri öğrenmelerini istediğini sordum.
Hayat yanıtladı.
“Hiç kimseyi seni sevmeye zorlayamayacağı nı, yapabileceÄŸin tek ÅŸeyin seni sevmelerine izin vermelerini isterdim. Affetmenin affederek öğrenilebileceÄŸ ini öğrenmelerini isterdim. BaÅŸkalarıyla kendilerini kıyaslamamayı öğrenmelerini isterdim. İki insanın aynı ÅŸeye bakıp farklı ÅŸeyleri görebileceÄŸini öğrenmelerini isterdim.”
“Zengin insanın en çok ÅŸeye sahip olan deÄŸil, en az ÅŸeye ihtiyaç duyan insan olduÄŸunu öğrenmelerini isterdim. Bir sevecen yüreÄŸi derinden yaralamanın bir anda olduÄŸunu; ama iyileÅŸtirmenin çok uzun sürdüğünü öğrenmelerini isterdim. Seni seven insanların duygularınmı nasıl ifade edebileceklerini bilmedikleri için seni sevmediklerini sanmak yerine onların sevgisini hissetmeyi öğrenmelerini isterdim.”
Hayat derin bir nefes verdi. Hayatın nefesi kelimelere dönüştü.
[...] Yazıyı okumaya devam edin… »
Åžimdi Git
Gerçekten sevseydin beni,
Böyle sessiz veda etmezdin…
Bağırırdın,ortalığı yıkardın yanımda birkaç dakika daha durabilmek için…
Ama gittin…Sessizce gittin…
VedalaÅŸmadan,son kez elini tutamadan,
Kokunu tenime kazımadan gittin…
Yalnız bıraktın beni bu boğazlayan gecelerde,
Şimdi kim ısıtacak beni,karanlık mı?
Kim elimi tutacak,boş duvarlar mı?
Kim sarılacak bana söylesene,kim öpüp bağrına basacak beni?
Nerdesin?Niye cevap vermiyorsun?
Niye susuyorsun?,
Söyle niye beni terk ediyorsun?
Tamam sus..
Zaten bu dakikadan sonra yüreğim seni kaldırmaz,
Yüreğim yalancı sevgini kaldırmaz…
Şimdi git…















