Bu yazı PerÅŸembe, Temmuz 24th, 2008 de 02:24 Karalama Kağıdı, kategorisi altına atıldı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz...

Binaların cinsel tercihleri…
Sabah gazetesi Cumartesi ekinde Sami Tosun‘un yazdığı yazı gerçekten eÄŸlenceliydi, burada paylaÅŸmak istedim.
BoÄŸaziçi Köprüsü ‘gay‘ ise, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü kullanırız da, diÄŸer binaları ne yapacağız? Acaba girip çıktığımız binaların cinsel tercihleri nedir?..
Åžimdi efendim, biliyorum, çok acayip ama iÅŸin müsebbibi ben deÄŸilim. Caz Festivali kapsamında İstanbul’a gelen müzisyen Rufus Wainwright, “BoÄŸaz Köprünüz ne kadar da gay!” dedi ve olanlar oldu. Yani, elin cazcısı gelip bizim bilmem kaç senelik köprümüzü eÅŸcinsel ilan etti, 40 akıllı bu lafı çıkaramadı. Konser aralarında kendi eÅŸcinselliÄŸinden de sık sık dem vuran Wainwright, köprünün ‘rengârenk ışıklarına ve yanardöner görüntüsüne’ bayıldığını söylemiÅŸ, bunun ‘gay‘ bir durum oluÅŸturduÄŸuna kanaat getirmiÅŸ ve her ÅŸeyden mühimi, bunu etrafına da söylemiÅŸti. Radikal‘in Cumartesi eki de geçen hafta mevzuyu almış, büyütmüş, yazar, tasarımcı ve gazetecilere köprünün cinsel tercihleri hakkındaki görüşlerini sormuÅŸtu! PeÅŸinen söyleyeyim, benim evde ne kadar renkli ve yanarlı dönerli ışık, abajur falan varsa söktüm, bir kenara kaldırdım. Sonra paniÄŸe kapıldım; homofobik insanların aslında homoseksüel eÄŸilimleri olduÄŸu yönünde tezler vardır ya, iÅŸte bu tezler hatırıma geldi, “Yoksa eÅŸcinsel eÄŸilimlerim mi var?” diye paranoyalara gark oldum. Neyse efendim, sizi kendi deliliklerimle sıkmak istemem ama bu köprünün ‘gay‘liÄŸi meselesini 40 yıl düşünsem aklıma gelmeyeceÄŸi için, ister istemez sarsıldım.
KİM KAFA YAPIYOR?
Aslında, “Köprümüz için şöyle böyle diyorlar, siz ne dersiniz?” diye görüş alınan kimselere daha fazla ÅŸaşırdığımı itiraf etmeliyim. Yani, biri bana telefon açıp böyle bir soru sorsaydı, hani gazeteci kontenjanından, acaba hangi saçma arkadaşım kafa yapıyor diye ayrı bir paranoyaya kapılır, “Telefon sapıklığının manası yok kardeÅŸim!” diyerek telefonumu kapar, pilini bir süreliÄŸine çıkarıp kenara koyardım. Halbuki, pek çok kimse köprünün cinsel tercihleri hakkında cevap vermiÅŸ, hadiseyi gayet ciddi bir kentsel olgu olarak ciddiye alıp deÄŸerlendirmelerde bulunmuÅŸtu. İşte biz zaten bundan dolayı çok acayip bir memleketiz…

Peki, madem öyle, ben de buradan diğer bazı mimari yapıların cinsel yönelimlerini ifşa ediyorum:
- Ankara Sıhhiye’de dikili Adliye Sarayı: Sado-mazoşist eğilimleri olan, hatta grup seks esnasında Formula 1′in patronu Max Mosley gibi Nazi üniforması giyebilen ve fakat aslında atraksiyon geliştirmekten uzak, kütük gibi sevişken bir hali var.
-  Gökkafes: “Mühim olan boyu deÄŸil iÅŸlevi,” özdeyiÅŸini haklı çıkarır gibi, homofobik ve aslında gizli homoseksüel bir maço gibi halleri var…
- Eski Galata Köprüsü: Haliç kıyısında, üstü gazetelerle örtülü yaşlı bir muhabbet tellalı ölüsü görüntüsü var. Kıvrımlarında ne pazarlıklar gizli!…
- Yeni Galata Köprüsü: Travesti…
- Atakule: Ses var, görüntü yok bir erkek figürü. Yatakta başarısız. Döner denilen kule başlığı dönmüyor ama o bir başkentli sosyete ‘playboy’u havasında. Artık başkentte ne kadar sosyete ve ne kadar playboy’ olunuyorsa…
- İzmir Saat Kulesi: Kart zampara! Genç kızları baştan çıkarabilme kapasitesini hiç kaybetmemiş. Yatakta tecrübesiyle var olma savaşı veriyor ama dışarıda düşman çatlatıyor. Konuyla ilgisi yok ama ‘Milli Çapkın’ Süha Özgermi de Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde sık sık görülüyor son dönemde…
- Cevahir Alışveriş Merkezi: İçip içip karısını, çocuklarını döven, diline vurmuş bir sonradan görme. Cep telefonlarında kaydı var ama aslında cinsel eğilim çeşitliliğine bile mecali yok…
- Düden Şelalesi: Çok erkek egemen!..
- Akmerkez: Boyalarını, makyajlarını falan aşıp da bir türlü sevişilemeyen orta yaş üzeri bir Etiler kadını. Zaten estetik nedeniyle yüzünden ne hissettiği belli olmuyor. Orgazm taklidi yaptığı söyleniyor…
- Haydarpaşa: Kentsel dönüşüm projesi kapsamında bildiğiniz transseksüel olma yolunda ilerleyen bir hali var. Sürükleniyor. Kendi istemi dışında…
- Levent civarı banka kuleleri: Hafta sonu cinselliğiyle ömür tüketen fevkalade straight’ ve hatta pozisyon zenginliği bakımından fukara, nizami sevişgenler… Ütülü iç çamaşırıyla dolaşmaları da cabası…
- Dolmabahçe Sarayı: Bildiğiniz randevucu ‘madam’…
One Response to “Binaların cinsel tercihleri…”
Yorum Yaz
Siteme yazmış olduğunuz tüm yorumlar tarafımca okunduktan sonra onaylanıp ilgili alanda yayınlanmaktadır...


















Temmuz 24th, 2008 at 21:21
gülüp geçmek gerek:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D